Amnesia: The Dark Descent İnceleme | En İyi Korku - Kolsuz Oyuncu

Sıradaki içerik:

Dishonored İncelemesi – Tarzıyla Tanınan Oyun

e
sv

Amnesia: The Dark Descent İnceleme | En İyi Korku

O y u n u n   A r t ı l a r ı   v e   E k s i l e r i   Ö z e t

Korku oyunlarının yönünü değiştirdi

Atmosfer şahane

Bulmacaları keyifli

Sürükleyici senaryo


Kötü grafikler

Az karakter sayısı

FPS problemleri

Az düşman tipi

  • Oynama Süresi

    8 Saat
  • Platformlar

    PC,PS4
  • Oyun Türü

    Korku
  • Puan

    84/100
avatar
Selman Kalender
0 arkadaş - 218 içerik
Takip Et

Başlıklar

Yeni oyuncu olan arkadaşlar bu oyunu pek bilmezler. Daha çok Outlast’ i bilirler. Ama Outlast‘ in atası niteliğinde olan Amnesia‘ dan bihaber durumdalar. Olsun yinede bu oyunun kalitesini ve oyun dünyasını için olan önemini değiştirmez. Amnesia: The Dark Descent İnceleme ye başlayalım o zaman.

 

HİKAYE

“Adım Daniel. Hatırlaman gerekiyor Daniel. Gölge peşinde.” sözleri ile ufak bir oyun içi ara sahne ile karşılıyor bizi oyun. Başı dönen ve zar zor hareket eden karakterimiz kendi kendine bir şeyler hatırlatıyor.

Adını, nerede olduğunu, ve peşinde neyin olduğunu. Anlamsız bir ifade ile bakıyoruz öylece. Sonrasında bir odada bulduğumuz not ile neler olduğunu öğreniyoruz.

Brennenburg Kalesinin Lordu Alexander, belirli bir araştırma için bizi kalesine davet ediyor. Daniel olarak kaleye vardığımız zaman etrafta bir gariplikler olduğunu anlasak da aldırış etmiyoruz.

Alexander’ ın Inner Sanctum adını verdiği bir mabedi olduğunu öğreniyoruz. Bu mabed ile beraber hem kalenin hemde lordun büyük gizemini öğreniyoruz.

Öğrendiğimiz bu gizem karakterimize çok ağır geldiği için “Amnesiac” adı verilen hafızanızı neredeyse tamamen silen bir ilacı içiyor. İşte o odada bulduğumuz notu Daniel, ilacı içmeden önce kendisine yazmış.

Bu notun içerisinde Daniel, hafızasını kaybeden kendine “Alexander’ı Inner Sanctum‘ da bul. Onu yok etmelisin. Ama sakın unutma, yaşayan bir kabus peşinde. Ona gölge diyorum. Daniel, sana inancım tam.” bu şekilde bir hedef belirlemişti.

Kalan kısımları da çok anlatmak istiyorum ama spoiler’ a değmeden ancak bu kadar anlatabiliyorum. Merak uyandırması için elimden geldiğince soyut ve silik cümleler kurmaya çalıştım. Oyunun ana duygularından biri olan merak kısmını korumasını tercih ederim doğrusu.

 

 

OYNANIŞ

Amnesia’ nın türüne baktığımız zaman macera ve korku türü bir arada sentezlenmiş durumda. Korku tarafı için oyunun çok efsanevi bir mekaniği var. Oyundaki karakterimizin bir akıl sağlığı var. Kötü olaylar ile karşılaştığı zaman, örnek vermek gerekirse ceset gördüğü zaman veya aniden bir kapı açıldığı zaman akıl sağlığında kayıplar yaşıyor.

Bu tarz durumlar karşısında akıl sağlığımızda kayıplar olduğu zaman karaketerimizin görüşü değişiyor. Sallanmaya, görüşü buğulanmaya, daha ağır nefes almaya ve inlemeye başlıyor. Bu etki oyunun atmosferik gerginliğinin ana kaynaklarından diyebiliriz.

Oynanışın diğer esas özelliği ise karşı koyamadığımız düşmanların peşimizde olması. Son dönemlerde iyice ortaya çıkan ve Outlast ile beraber popüler olan bir tema bu. Peşinizde düşmanlar var, ne yaparsanız yapın yenemiyorsunuz ve tek yapmanız gereken kaçıp saklanmak.

Bu mekanik ilk defa bu oyun ile beraber ortaya çıkmasa da bu temayı en iyi şekilde işleyen oyun kesinlikle bu. Çünkü düşmanlar varken oluşan korku ile düşmanlar yokken oluşan korku cidden bambaşka bir seviyede. Ben özellikle etrafta düşman yokken daha fazla gerildim oyunda.

MACERA ÖĞELERİ

Kalan diğer özellikler ise macera kısmında ortaya çıkıyor. Bulmacalar oyunun diğer oynanış özelliklerinden biri. Oyundan ilerlerken sürekli olarak bulmacalar ile karşı karşıya kalacaksınız.

Bir diğer bölüme geçmek için mecburen bulmaca çözmeniz gerekecek. Bu bazen labirent gibi bir bodrum katında yolunuzu bulmak olacak, bazen de asansör sisteminin mekaniksel hesaplamalarını yapmak olacak.

Çeşitli bulmacaları var kesinlikle. Her bulmaca o bölüm için spesifik hazırlanmış türden. Birbirlerine benzemeyen tadında bulmacalar bunlar. Diğer bir macera özelliği ise etrafta not toplamak. Oyun boyunca karşınıza bir sürü not çıkacak.

Bu notların bir çoğu Daniel‘ ın zamanında tuttuğu günlüğünden olan notlar. Yaşadığı olayları anlatan ve size oyunun gizemini açıklayan notlar diyebiliriz bunlara. Yani hikaye için önemli.

Kesinlikle oynanış bakımından eğlenceli bir oyun. Sıkıcı olduğu pek fazla bir yer yok. Korku oyunu olduğundan ve esas almamız gereken duygu korku olduğu için oyun bu konuda geçer not alıyor.

 

 

GRAFİK ve VESAİRE

2010 yılında çıkan Amnesia: The Dark Descent’ ın, çıktığı yıllarda da grafikleri bana güzel gelmemişti. Işıklandırmadan dolayı mı yoksa renklerden dolayı mı bilmiyorum ama hep böyle çamurumsu bir hava olduğu için çok sade ve yapay gelmişti bana. Ki hala öyle geliyor. Hatta şuan daha da kötü gözüküyor gözüme.

Oyunda düşman yapay zekası sizi kovalayıp öldürmeye çalışıyor. Bunu da yapması gerektiği gibi yapıyor. Sizi görmemesi gereken yerlerde gerçekten görmüyor. Bir düşman tipi var oyunda eğer karanlık bir yerde çöküp ona bakmazsanız sizi fark etmiyor. Ama yine aynı düşmana karanlıkta çökmüş vaziyette olsanız bile eğer yaklaşırsa ve bakarsanız sizi fark eder.

Bu tarz ufak tefek yapay zeka eklentileri mevcut. Genel olarak oyun çalışması gerektiği gibi çalışıyor.  Glitch ve bug gibi şeylere pek fazla rastlamıyorsunuz.

SONUÇ

2010 yılında çıktığı için popüler oyunlar arasına girememiş olabilir. Ama Outlast gibi bir oyunun oyun dünyasına girmesine öncülük etti. Çünkü Outlast bu oyundan esinlenilerek ortaya çıktı. Eğer korku oyunu arıyorsanız ve dibine kadar atmosfer hissetmek istiyorsanız en iyi tercihiniz bence bu. Amnesia: The Dark Descent İnceleme bu kadardı arkadaşlar!

 

Kolsuz Oyuncu Youtube kanalını takip etmeyi unutmayın!

ankara medyum

Bir önceki yazımız olan Godfather 1 the Game İnceleme | Film Kadar İyi Misin ? başlıklı makalemizde Godfather, İnceleme ve İncelemeler hakkında bilgiler verilmektedir.